Wednesday, December 16, 2009

yurume,,,

"bir yeri, gercekten ve toptan terketmeyen,
yeni bir yola cikamaz. (Tanri Lut'a bosuna dememisti ya, "Geriye bakmayacaksin" diye...)"

(O. A.)

,,, kendini gercekten ve toptan terketmeyen,,, donusemez. gibi.

yas.

Sunday, December 13, 2009

son haberler,,,

http://www.canada.com/technology/Edmonton%20breaks%20weather%20record/2336491/story.html

evet. ve yine de gunes aciyor.

yas.

evimde ilk turk kahvem.

hava sicakligi: -37. hissedilen esicaklik: -47.

acaba sicaklik dogru sozcuk mu bu durumu anlatmak icin? bilemedim :)

evin sicakligi: 23.

icimin sicakligi: gunesli.

arka planda ane brun soyluyor, ben dinliyorum.

kahvem soguyor - gidip tekrar isitiyorum.

suyum her daim yanimda.

az sonra heidegger kagidina donecegim. ve artik bitirecegim. zira sonra nietzsche'ye gecmem gerekiyor. 4aydir yalniz uc tane adam ismi duydunuz benden, ucu de alman, ucu de olu. bi' yerde bi' gariplik var ama neyse :)

hava yine gunesli. vitaminlerimi de aldim. bilahare cikip markete gitmem gerekiyor. sanirim kar pantalonumu giyiciim ilk kez. zira bugunku firtinadan sonra biraz daha yukselmis olabilir kar seviyesi - yani disariya baktigimda gorebildigim tek seyin beyaz bi' perde oldugunu dusunursek sanirim gercekten firtina var. ama tabii bunu asagiya inip yere ayak basmadan anlayamiycam :)

son bi' hafta. sabir. devam. hep devam.

biletlere bakiyorum,,, istanbul gitgide uzaklasiyor, sonraysa gozden kayboluyor.

sepsevgiyle,,,

yas.

Saturday, December 12, 2009

yilin ilk (erken - hatta cok erken - hatta tatil desek?) noel partisinden donus. mutlu insanlarla paylasilan mutlu anlar.

ve disarda -32derecenin guzelligi. evet. gulumsuyorum.

ah,,, oncesinde ise starbucks'ta heidegger sinavina calismaca. arkadaslarla. nane aromali sahane bi' mocha esliginde.

simdiyse ev. bi' film molasi.

sonra uyumaca.

her sey sevgi.

sepsevgiyle,,,

yas.

p.s. iyi ki varsiniz.

Thursday, December 10, 2009

4ayi tamamlamaya yakin ustume coken yalnizlik hissinin yarisini yazmam gereken kagitlara vermek istiyorum. peki geri kalan yarisini ne yapmaliyim diye sordugumda cevap bulamiyorum. aliyorum yalnizligimi yatagimin bas ucuna koyuyorum. telefonun yanina. sonra alarm caliyor. uyaniyorum.

her gun yeniden. yeni bastan. nerden baslasam diyorum ve banyoya gidiyorum. elimi yuzumu yikiyorum. sonra spor. sonra kahvalti.

aslinda boyle rutin guzel. aslinda zaten hep guzel.

gecen hafta duzenli araliklarla girdigim aglama ve sinir krizlerinden sonra toparladim sanirim. vitamin kapsullerim ise yariyor olmali. cidden. inanilmaz.

simdi saat 6. hala ofisteyim. eve dogru yola cikicam. muhtemelen yalniz bi' eve. ve heidegger kagidima devam edicem. sonra kendi ogrencilerimin notlarini duzenlemem gerek. sonra kendime bi' film molasi hediye edicem sanirim.

aralik maasimi ogrendikten sonra yilbasinda dag planim suya dustu. ya da karda kaydi - ve dustu.

hayirlisi tabii - daha yilbasina cok var. oncelikle onumde tamamlamam gereken iki kagit ve bir sinav var.

cok garip - su anda hem parasiz hem yalniz hem uzak hem de stresli hissederken bu notu yazip gulumsuyorum. (ve lutfen lutfen endiselenmeyin diyorum).

cunku ben yine guzel bi' sabaha uyanicam. yine kendi kendime karsi sorumlulugumu yerine getirip yine devam edicem.

annecim ve babacim bana bunu ogretti. tekrar tesekkurler :)

simdi siz bilemediniz bu mutlu bi' not mu mutsuz bi' not mu diye. bu umutlu bi' not.

evet, her sey sevgiyle basladi. devam ediyor.

yas.

Friday, December 4, 2009

neresinin disarisi neresinin icerisi oldugunu bilemedigim zamanlardan birindeyim,,, (ve alinti bizi armaner'e goturuyor).

yeni turku resim dedi.

'karda uzun yuruduk senle,'

demek ne kolay olur burada. zira her yer kar. kapkar.

neresi disarisi? neresi icerisi? disarisi bembeyaz onu biliyorum. o kadar.

simdi bunuel.

yas.